Bu Blogda Ara
20 Aralık 2012 Perşembe
KURALAR
Bırakın yazı yazmayı, siteye girmeyeli en az 20 gün olmuş.En son yazı yazdıgım tarihe bakıyım dedim ilk iki sayfada yazım yok.Kasım öncesine de gitmedim utandım.Niye hep boyle oluyor?Yine başladığım birşeyin devamını getiremiyorum,zorlanıyorum.The saint tespit etmiş güzelinden ama o yemekleri yazmakla olmuyor,pişiricen,davet etcen,yiycez,bir de biz yorumlayacağız:)
Zaman içinde aklıma gelen ve unutmadığım yazı konuları,cuma namazı-güzelyalı-tüm spor gelişmeleri.Bunlara değincez yakın zamanda.Bir motive oldum dur bakalım.
Bugün kura çekimi var.Ekran başında yerimi alıcam tabii ki.İş ortamım viskiye puroya elverişli değilse de keyfim o kadar gıcır.
GALATASARAY'IN MUHTEMEL RAKİPLERİ:
Paris SG (Fransa)
Schalke, Borussia Dortmund, Bayern Münih (Almanya)
Barcelona, Malaga (İspanya)
Juventus (İtalya)
İcimdeki ses PSG cikacak diyor.Oynariz kafa kafaya.
Schalke olursa öperiz.(son kelimenin aslı küfür olmasa da blogda sansür)
O donmede malaganin formunu kaybetcegini dusunuyorum.
Juventus %50-%50 olur sanslar.
Gerisinde erotik film aktrisi oluruz:)
FENERBAHÇE'NİN MUHTEMEL RAKİPLERİ
Şampiyonlar Ligi'nden Gelenler
Dinamo Kiev (Ukrayna)
Zenit (Rusya)
Ajax (Hollanda)
Bate Borisov (Belarus)
FENERBAHÇE'NİN MUHTEMEL RAKİPLERİ
UEFA Avrupa Ligi'nden Gelenler
Anzhi (Rusya)
Atletico Madrid (İspanya)
Newcastle (İngiltere)
Stuttgart (Almanya)
Napoli (İtalya)
Basel (İsviçre)
Inter (İtalya)
Sparta Prag (Çek Cumhuriyeti)
Tottenham (İngiltere)
Bayer Leverkusen (Almanya)
Levante (İspanya)
sakatlik,o anki form durumu gibi kriterleri kenara birakinca,kagit ustunde fbnin
bana gore eleyebilecegi takimlar;
Levante,Sparta Prag,Basel,Stuttgart,Newcastle,D.Kiev,Ajax
17 Aralık 2012 Pazartesi
12 Aralık 2012 Çarşamba
Yalnızlık...Ego...
Aslında herkes yalnız, yalnız doğup yalnız ölüyor...Bir insanın bir insanı anlayabileceğine asla inanmadım, inanmış gibi yaparım ama, hatta çok güzel inanmış taklidi yapabilirim...
Sevmek, aşık olmak, değer vermek, yokluğunu hissetmek, güvenmek, yanında olmak istemek...bunlar nasıl kavramlar...tam olarak açıklanabileceğine de hiç inanmadım...
P.S : Her halde 12.12.12 etkisiyle saçmalıyorum...Ama saçmalamak iyidir, saçmalayan adam mutlaka bir şekilde egosunu aşmıştır, egosunu aşamayan saçmalayamaz çünkü egosu ona saçmalamanın yanlışlığından bahseder, ego onu bir kalıba sokmaya uğraşır...
Bir üstadın da dediği gibi hayat tecrüben ne kadar azsa o kadar fazla ego, o kadar fazla plan, program, prensibin olur...
Sevmek, aşık olmak, değer vermek, yokluğunu hissetmek, güvenmek, yanında olmak istemek...bunlar nasıl kavramlar...tam olarak açıklanabileceğine de hiç inanmadım...
P.S : Her halde 12.12.12 etkisiyle saçmalıyorum...Ama saçmalamak iyidir, saçmalayan adam mutlaka bir şekilde egosunu aşmıştır, egosunu aşamayan saçmalayamaz çünkü egosu ona saçmalamanın yanlışlığından bahseder, ego onu bir kalıba sokmaya uğraşır...
Bir üstadın da dediği gibi hayat tecrüben ne kadar azsa o kadar fazla ego, o kadar fazla plan, program, prensibin olur...
9 Aralık 2012 Pazar
Kazınacak Yer...
Nereden aklıma geldi bilmiyorum ama uzun zamandır canım "dar alanda kısa paslaşmalar"ı izlemek istiyordu ki kısmet bu geceye nasip oldu, iyi de oldu...gemide efsane sahnesinden sonra bir efsane daha oldu...
- "ressam olur insanlar başkalarının kalbini ya kazıya kazıya ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına"
- "beni çok derin kazıdılar be abi..."
- "ressam olur insanlar başkalarının kalbini ya kazıya kazıya ya da resim olurlar senin gibi kazına kazına"
- "beni çok derin kazıdılar be abi..."
6 Aralık 2012 Perşembe
Ne Güzel Şarkısın Sen...
When you feel like you’re living someone else’s life
And someone, somewhere is living yours;
Pull up a chair, with a coffee or wine,
I’ll try talking for once, dear friend of mine.
Keep my mind from the fumbling and tumbling for once
And I’ll try not to guess what’s under your dress.
I’ll try friendship for once.
No sex for now,
Cross my heart or I’ll die.
Let’s try friendship for once.
I promise I’ll try
That old dirty word - Platonic, for once.
I’m a typical man, took a lifetime to learn
That sex without love’s less than nothing sometimes.
When in my life will the devil be still?
I’m a dirty old dog and I’m mentally ill.
I’ve got nothing to prove and plenty to lose,
So, I’ll keep my eyes off your wonderful thighs.
I’ll try friendship for once.
No sex for now,
Cross my heart or I’ll die.
Let’s try friendship for once.
I promise I’ll try
That old dirty word - Platonic, for once.
Let’s try friendship for once.
Friendship for once.
Let’s try friendship for once.
Friendship for once.
Friendship for once.
And someone, somewhere is living yours;
Pull up a chair, with a coffee or wine,
I’ll try talking for once, dear friend of mine.
Keep my mind from the fumbling and tumbling for once
And I’ll try not to guess what’s under your dress.
I’ll try friendship for once.
No sex for now,
Cross my heart or I’ll die.
Let’s try friendship for once.
I promise I’ll try
That old dirty word - Platonic, for once.
I’m a typical man, took a lifetime to learn
That sex without love’s less than nothing sometimes.
When in my life will the devil be still?
I’m a dirty old dog and I’m mentally ill.
I’ve got nothing to prove and plenty to lose,
So, I’ll keep my eyes off your wonderful thighs.
I’ll try friendship for once.
No sex for now,
Cross my heart or I’ll die.
Let’s try friendship for once.
I promise I’ll try
That old dirty word - Platonic, for once.
Let’s try friendship for once.
Friendship for once.
Let’s try friendship for once.
Friendship for once.
Friendship for once.
4 Aralık 2012 Salı
Beach House - Take Care
Hastasıyız Dedeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee....................
1 Aralık 2012 Cumartesi
Tavada Etli Makarna ya da Berber Sadakati
Aslında aklımda tavada marketten aldığım bir dilim antrkot eti bolca biber içinde kavurup lavaş ekmeği içine dürüp ayranla birlikte akşam yemeği yapma düşüncem vardı...ta ki dün akşamdan eşimin yaptığı sade makarnayı dolapta görene kadar...
Uzun zamandır berbere iş yoğunluğu sebebiyle gidememiştim. İlk fırsatta tıraş olurken aklıma berberimi hiç aldatmadığım aklıma geldi...Aldatmak dediysem saçlarıma başka bir berberin makası, boynuma başka bir berberin tıraş örtüsü hatta mideme başka bir berberin çayı girmeyeli 6 sene olmuştu...Daha önceleri grobbelaar da bahsetmişti berber sadakatinden sanırım. Antalya'da yaşarken de 7 sene aynı berbere tıraş olmuştum. Şimdi bu takıntıdan dolayı saçlarım ne kadar uzarsa uzasın başka berbere tıraş olamıyorum. Berberimden taşınma dolayısıyla 12 km de uzakta olduğumdan bahsetmeyim bu arada...
Neyse kasap reyonuna geri dönersek görevliden tavada pişirilebilecek bir et istediğimde antrkot önerdi, zaten o kadar da anlamam kırmızı etten...
Efendim blog yazarların yavaş yavaş blogu terk etmelerini ellerimi ovuşturarak izliyorum...Rumblefish ilişki durumu pozitif, grobbelaar ilişki durumu pozitif, burak abi zaten evlendi...blog bana kaldı kısaca. Ben de blogun atonalliğini sonuna kadar kullanıp yemek tarifleri vermeye başladım...
Eve gelince ilk işim julyen kestirdiğim etleri kırmızı toz biber, karabiber, kimyon, kekik ve zeytinyağ ile terbiye etmek oldu. Sonra biberleri -kırmızı-yeşil-köy-sivri-çarli- tavada güzelce soteledim. Ardından etleri güzelce tavaya yatırıp karıştırarak pişirmeye başladım. Pişmeye yakın çok az nar ekşisi gezdirdim etlerin üstünde...Bingo...Nar ekşisi harika bir seçim olmuştu etler için...Eşim gelmesine yakın lavaş almadığımı fark ettim ve buzdolabında duran sade makarnaya gözüm takıldı...Öyle ya ekmek bulamıyorsak makarna yemeliydik...Sonuç istediğim gibi oldu...
Uzun zamandır berbere iş yoğunluğu sebebiyle gidememiştim. İlk fırsatta tıraş olurken aklıma berberimi hiç aldatmadığım aklıma geldi...Aldatmak dediysem saçlarıma başka bir berberin makası, boynuma başka bir berberin tıraş örtüsü hatta mideme başka bir berberin çayı girmeyeli 6 sene olmuştu...Daha önceleri grobbelaar da bahsetmişti berber sadakatinden sanırım. Antalya'da yaşarken de 7 sene aynı berbere tıraş olmuştum. Şimdi bu takıntıdan dolayı saçlarım ne kadar uzarsa uzasın başka berbere tıraş olamıyorum. Berberimden taşınma dolayısıyla 12 km de uzakta olduğumdan bahsetmeyim bu arada...
Neyse kasap reyonuna geri dönersek görevliden tavada pişirilebilecek bir et istediğimde antrkot önerdi, zaten o kadar da anlamam kırmızı etten...
Efendim blog yazarların yavaş yavaş blogu terk etmelerini ellerimi ovuşturarak izliyorum...Rumblefish ilişki durumu pozitif, grobbelaar ilişki durumu pozitif, burak abi zaten evlendi...blog bana kaldı kısaca. Ben de blogun atonalliğini sonuna kadar kullanıp yemek tarifleri vermeye başladım...
Eve gelince ilk işim julyen kestirdiğim etleri kırmızı toz biber, karabiber, kimyon, kekik ve zeytinyağ ile terbiye etmek oldu. Sonra biberleri -kırmızı-yeşil-köy-sivri-çarli- tavada güzelce soteledim. Ardından etleri güzelce tavaya yatırıp karıştırarak pişirmeye başladım. Pişmeye yakın çok az nar ekşisi gezdirdim etlerin üstünde...Bingo...Nar ekşisi harika bir seçim olmuştu etler için...Eşim gelmesine yakın lavaş almadığımı fark ettim ve buzdolabında duran sade makarnaya gözüm takıldı...Öyle ya ekmek bulamıyorsak makarna yemeliydik...Sonuç istediğim gibi oldu...
P.S : Perşembe günü Trabzon'dan dönerken uçakta rumblefish ile Ümit Besen'in Yanına Geleceğim şarkısını dinliyorduk, dedim ben bu şarkıyı paylaşırım blogda...Öyle de yaptım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
