Bu Blogda Ara

31 Ocak 2012 Salı

The Fall - Düşüş


The Fall - Düşüş 2006 yapımı bir film. Filmin yapımcısı,yönetmeni, görüntü yönetmeni Tarsem Singh. Tarsem abiyi daha önce çok ses getiren ama benim izlerken uyuklayıp sonunda ne oldu yaaa deyip izleyemediğim The Cell'in de yönetmeni.
Film inanılmaz bir görsel şölene sahip ve filmde yer alan bütün mekanlar gerçek mekanlar. Konuyu da merak ederseniz diye yazmıyorum ama eminim seyrettikten sonra pişman olmayacaksınız.


ODETTE ANNABLE




Bu Güzelliğin Karşısında Sabaha Kadar Ağlamak İstiyorum.



House M.D. yeni sezonda.

29 Ocak 2012 Pazar

BERBER

Bu nasıl bir alışkanlıktır.Yıllarca aynı berbere gitmek.Kopamamak.Ne uğraşcan bir başkasına şöyle kes,böyle tara diye laf anlatmaya.Otur koltuğa,her zamankinden bakışını at,halletsin. 15 sene olmuştur.Başkasına kestiremem,içim rahat etmez.
5 sene önce mekan değiştirdi.Aradı,yeni yerime bekliyorum dedi.Önceki yerle vedalaşmadım bile.Önünden geçerken içeriye bile bakmam,gerekirse kafayı öne eğerim.Berber dükkanıyla işim olmaz berberdir önemli olan.
3haftadır tembellikten gitmiyorum saç papaz oldu.Aradım randevu için.Dükkan devroldu dedi.Yeni işyeri sahibiyle pazarlık yapıyoruz şu an dedi.Kazanç oranını falan da paylaştı,hemen kuaför aleminin para kazanma muhasebesini yaptım tabi içimden.Heralde anlaşamıycaklar.Başka yere geçicek.Bu hafta netleşcek.Papaz saçla bir hafta daha birlikteyiz yapcak bişey yok.
Saolsun,iyi ağırlar iyi anlaşırız berberimle.Çalıştığı yerden 20km uzakta oturuyor.Ödüm kopuyor bir gün ben başkasının yanında çalışmayı bıraktım bizim orda kendi dükkanımı açtım diyecek diye.Saç için 20km gitmek zorunda kalırım diye.
Şİmdiki yer mi?Önünden geçmem.Geçersem içeriye bakmam.Vedalaşmam bile.

"DAYAN ANKARAGÜCÜ"

Haftaiçi tribünde bu pankart vardı.Futbolcular TT arenada tünelden çıkınca pankartla karşılaşıp tribüne çağrılıp destek gösterisiyle başladılar maça. A.gücünün durumu için söylenecek tek söz pankarta yazılmıştı,daha fazlası elden gelmezdi.
Sonuç belli.Başkent düşecek.Futbolculara üzülüyorum.Takımı her koşulda bırakmayıp mücadeleye devam eden 2-3 tanesini hayranlıkla takip ediyorum.Sadece topçulara üzülüyorum.Kulüpten,takımdan,haliyle renklerinden, sevgisizlik söz konusu.Hele yıllar sonra 1.lige çıkış hikayelerini(paşa yoluyla) öğrendiğimde daha da sinir olmuştum.
Başkanları,taraftarlarının yönetim ve teknik heyetlere davranışları hep itici gelmiştir.Askerde bir çocuk vardı.Gecekondu tribünündendi.Biraz konuşmuştuk.Umut Bulut da oralıymış.İtici gelen davranış tarzını örnekleyen bir laf etmişti.O sene de tehlikeli yerlerde dolanıyorlardı. "Herkes düşer,biz düşmeyiz".5 senedir ona inat düşmesini ilk istediğim takım A.gücüdür.Bu sene oluyor.Şu an ne hissediyor bilmiyorum,umrumda da değil.Burdan ona seslenelim. "Ankaragücü de düşer". Sonları Sakarya,Kocaeli,Göztepe olur mu orasını bilmem.Bu seneki ligin davasında çıkacak abuk kararlarla bir şekilde seneye süper ligde yer alırlar mı onu da bilmem.Yıllar sonra mesajımı verdim ya ben ona bakarım.

Ev,Home,домой, Hause, Casa

Ya 3+1 ya da 2+1 olsun diyoruz. Deniz görsün, durağa, hastaneye, okula, markete yakın olsun istiyoruz. Sonra kullanılan malzemelerin kalitesinden bir haber yüz binlerce para bankadan kredi çekip neredeyse ömür boyu sırf kredi kadar faiz ödeyip başımızı sokacak bir ev almayı düşünüyoruz. Yok yok ev almak pek aklıma yatmıyor, kiracılık iyi. Geçmiş yıllarda bir paparazzi arkadaş Nejat İşler'e sorar neden arabası olmadığını. Nejat İşler de der ki "param varsa bütün sarılar benim" Kiramı ödeyecek kadar param varsa bütün evler de benim değil mi ?
Neyse Japon mimar kardeşim 330 (square feet) = 30.65 m2 evinde "bence" harikalar yaratmış. Eli değimişken bizim sığamadığımız 3+1 180 m2 eve de bir el atsa...(bizim derken kira tabi...)









28 Ocak 2012 Cumartesi

Burak Şentürk - Buraks / ILLUSTRATOR: İkametgah Kadıköy - Bağımsız ve Birlikte

Burak Şentürk - Buraks / ILLUSTRATOR: İkametgah Kadıköy - Bağımsız ve Birlikte

"İkametgâh Kadıköy Anadolu Yakası’ndaki üretimi ve paylaşımı çıkış noktası olarak alıyor. “Bağımsız ve Birlikte” söylemiyle bu yakada üreten sanatçılar ve sanat alanlarını kolektif bir etkinlikte birleştiriyor. İstanbul’un sanat alanındaki eksik parçasına köprü tutarak şehrin iki yakasını bir araya getiriyor.
Anadolu Yakası’nda yaşayan, üreten sanatçılar; kavramsal ve biçimsel bir çerçevenin içine girmeden resim, video, illüstrasyon, fotoğraf, yerleştirme gibi farklı disiplinlerdeki işlerini 5 ayrı mekânda sergileyecekler. Sergilerin yanı sıra
çeşitli gösterimler, konserler, söyleşiler ve panellerile de izleyicilerle buluşulacak. 25 Ocak - 19 Şubat tarihleri arasında ilk kez gerçekleştirilecek etkinlik, Asfalt, Hush Gallery, İstanbul Hatırası Fotoğraf Merkezi, KargART ve Piha Kolektif Sanat ve yan etkinlikler için Arka Oda ve Dunia alanlarında tüm sanatseverlerin paylaşımına açıktır.
“İkametgah Kadikoy / Based in Kadikoy"

Öztürk - Gitme

The Saints Grizu'yu paylaşınca ben de şöyle hafızamı yokladım. Sene 97, Öztürk, Güneş Sensiz Doğacak albümünü çıkarmıştı. Çok sağlam şarkılar vardı, ya da o dönem bana mı öyle geliyordu acaba? Kaç Gel isimli parçası baya meşhur olmuştu hatta. Yanılmıyorsam çok albüm yapmadı. (3 albümdür herhalde) Bir albümünde -klasik olarak, barda sahne alan Rockçılara özgü- bir arabesk cover ı yapınca soğudum Öztürk'ten. Ama olsun, severdim kendisini. 90'ların Rock tayfasından iyi abilerimizdendir. Eklediğim şarkı da son albümünden..(Güneş Sensiz Doğacak şarkısını da bi dinleyin derim :) Rock ile Arabesk çift yumurta ikizleri gibi be.